Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tren, Edebiyat ve Ben...

Hayatımın ilk uzun tren yolculuğunu lise birinci sınıfın yaz tatilinde yaptım. Ananem, büyük teyzem ve ben, Haydarpaşa Garı'ndan Pamukkale Ekspresi'ne binerek Isparta'ya, ananemin çok yakın bir dostunu ziyarete gidiyorduk. O gün bunun yalnızca bir seyahat değil, yıllar sonra bile zihnimde yaşamaya devam edecek bir hatıraya dönüşeceğini elbette bilmiyordum.   O yaşlarda bana hem çok uzun hem de fazlasıyla heyecan verici gelen on dört saatlik bir yolculuktu bu. Belki de ilk kez, bir trenle gerçekten tanışıyordum. Yol boyunca trenin ritmine öyle alışmıştım ki Isparta'ya vardıktan sonraki gün bile hâlâ hareket ediyormuşum gibi hissediyordum kendimi. Sanki bedenim rayların düzenli salınımını unutmamıştı. Bugün geriye dönüp baktığımda, trenin sesini, ritmini ve ruhunu ilk kez o yolculukta hissettiğimi düşünüyorum. Gece yarısı koltukta yarı uykulu hâlde ilerlerken trenin bazı istasyonlarda uzun uzun beklemesi bana çok ilginç gelmişti. Karanlığın içinden yükselen düdük se...

Demiryolunun Görünmeyen Hikâyesi; Atlas Vazgeçti Üzerine Bir Deneme

"Bu yazı, Ayn Rand’ın Atlas Vazgeçti adlı üç ciltlik romanının yalnızca ilk cildini okumuş bir demiryolu profesyonelinin ilk izlenimleridir. Romanın bütününe dair bir değerlendirme değil; ilk cildin zihnimde bıraktığı izlerin kaydıdır." Bazı meslekler zamanla insanın yaptığı iş olmaktan çıkar, karakterinin bir parçasına dönüşür. Demiryolu da böyledir. Mesela bir istasyonda beklerken diğer insanların görmediği şeyleri görmeye başlarsınız. Rayların   birbirine yaklaşırken neden hafifçe kıvrıldığını, bir makas değişiminin ne anlama geldiğini, uzaktan gelen lokomotif sesinin hangi yöne ait olduğunu fark edersiniz.  Hareket etmeyen bir yük treninin bile aslında büyük bir hareketin parçası olduğunu bilirsiniz. Bir süre sonra demiryolu yalnızca çalıştığınız sektör olmaz. Dünyaya bakma biçiminize dönüşür. Belki bu yüzden Ayn Rand'ın  Atlas Vazgeçti kitabını  okurken yalnızca bir roman okumadım.  Sanki uzun zamandır bildiğim ama adını koyamadığım bir duyguyla karşılaştım...

Abonelik