Beyaz üzerine çiçekli elbisesi, bahar ya da yaz aylarının habercisi gibi… Fotoğrafın üzerine 1953 tarihini yazmış ama hangi ay olduğunu belirtmemiş. Saçlarını yanlardan iki küçük toka ile tutturmuş. Sağlıklı, biraz da kilo almış görünüyor. Yeşil çimenlerle kaplı bir bahçede, arkasında bir palmiye ağacıyla poz vermiş. Onu yakından tanıdığımdan mı, yoksa fotoğrafın nerede çekildiğini ve ardındaki hikâyeyi bildiğimden mi bilmiyorum; yüzünde “iyiyim ama içimde bir hüzün var” diyen bir ifade görüyorum. Babaannem, ilk ve tek çocuğunu, yani babamı doğurduktan kısa bir süre sonra, o dönemde yaygın olan vereme yakalanmış. Halk arasında “ince hastalık” olarak bilinen verem, o yıllarda zorlu bir tedavi süreci gerektiren ve çoğu zaman ölümle sonuçlanabilen bir hastalıkmış. Tedavi için aylarca sanatoryumda kalmak zorunda kalmış. Hastalığın bulaşıcı olması nedeniyle bu dönemi bebeğinden ve ailesinden uzakta, yalnız başına geçirmiş. İşte bu fotoğraf, o sanatoryumun bahçesinde çekilmiş. Y...